Türkiye ile AB arasında sığınmacılar konusunda sağlanan anlaşmanın iki yönü olduğunu, Türkiye'nin sığınmacıların yasa dışı yollarla Avrupa'ya geçmesini önlemesi karşılığında AB'nin de Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlaması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, “Ancak maalesef AB tarafı sözünü yerine getirmedi." dedi.

Türkiye'nin Suriye ve Irak'tan gelen sığınmacılara 13 milyar dolardan fazla para harcadığını ifade eden Kurtulmuş, “Uluslararası toplum, gerek devlet kurumları gerekse sivil toplum, çok az destek verdi. AB de Türkiye'nin sığınmacılara destek için sözünü verdiği parayı vermedi." diye konuştu.

AB'nin sözlerini yerine getirmemesi halinde Türkiye'nin bu anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, “Hayır" yanıtını verdi.

Türkiye'nin Avrupa'dan uzaklaşıp Avrasya'ya yönelmesinin söz konusu olup olmayacağı şeklindeki bir soru üzerine de Kurtulmuş, Türkiye'nin coğrafi konumununve tarihinin bazı avantajlar sağladığını vurguladı.

“Türkiye bu kadar çok uluslararası siyaset enstrümanına sahip tek ülkedir." diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin NATO'dan İslam İşbirliği Teşkilatı'na kadar pek çok farklı kuruluşun üyesi olduğununun altını çizdi.

“Türkiye 1963'ten beri Avrupa'nın bekleme odasında tutuluyor." ifadesini kullanan Kurtulmuş, “Ancak Rusya ve Çin gibi ülkelerle kurduğumuz yeni ilişkiler Avrupa ve Batı ile ilişkilerimizi koparacağımız anlamına gelmiyor. Türkiye'de uluslararası siyaset yapıcılarının elinde pek çok farklı araç var. Bu, Türkiye'nin jeostratejik avantajıdır." değerlendirmesinde bulundu.

SURİYE

Suriye'de Türk askerlerine yönelik dün gerçekleşen saldırının Suriye rejimi tarafından yapıldığı konusunda Türkiye'nin ne kadar emin olduğunun sorulması üzerine Kurtulmuş, “Bunun Suriye rejimi tarafından yapıldığına dair bazı işaretler var. En başından bu yana Suriye rejimi DEAŞ'la mücadele konusunda net değil. Bazen DEAŞ gibi terör örgütleriyle sahada işbirliği yapıyorlar. Dolayısıyla Suriye rejiminin DEAŞ'la mücadele eden Türk birliklerini durdurmaya çalışması Türkiye için sürpriz olmaz." yanıtını verdi.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı Operasyonu ile Suriye'nin kuzeyindeki 5 bin kilometrekarelik bir alanı DEAŞ ve PYD gibi terör örgütlerinden temizlemeyi amaçladığını anlatan Kurtulmuş, “Operasyon planladığı gibi gidiyor." dedi.

Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Operasyonu'nun Suriye'nin egemenliğini değil, terör örgütlerini, öncelikle de DEAŞ'ı hedef aldığını vurguladı.

ABD İLE İLİŞKİLER

ABD'nin Suriye'de terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD ile işbirliğine ilişkin bir soru üzerine de Kurtulmuş, “PYD'nin konumuna ilişkin değerlendirmelerimizde farklılık var. ABD hangi tarafı seçeceğine karar vermeli. Bölgede ekonomik ve siyasi bir istikrar adası olan Türkiye'yi mi, terör örgütü PYD'yi mi seçecek? Türkiye Kürtlerin Suriye'nin kuzeyindeki varlığına karşı değil, biz terör örgütü PYD'ye ve Suriye'nin kuzeyinin bir bütün olarak onun elinde kalmasına karşıyız. Biz Suriye'nin tamamının toprak bütünlüğünden yanayız." diye konuştu.

Kurtulmuş, Türkiye'nin bu konuları ABD ile açık bir şekilde konuştuğunu söyledi.

“Suriye krizine çözüm bulunması zorunlu." ifadesini kullanan Kurtulmuş, “Suriye, bölgesel hatta küresel bir krize dönüştü. Krizin ilk üç yılı bir tür iç savaştı ancak sonrasında süreç bir tür vekalet savaşına dönüştü. Bütün vekalet savaşlarının bir sınırı vardır ve Suriye'deki de bu sınıra dayanmıştır. Uluslararası toplum adil bir çözüm, barışçıl çözüm üretmezse, bu savaş devam edecek. Bu vekalet savaşı bitmezse, Rusya ve ABD birbiriyle savaşacak." görüşünü dile getirdi.

Türkiye'nin Rusya ile iyi ilişkilerini kullanarak bu ülkeye Suriye'de çözüm için baskı yapıp yapmayacağı şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, “Suriye'de barış süreci için yeni bir perspektif sunmaya çalışıyoruz. Bunu Rusya, ABD ve diğer ülkelerle paylaşıyoruz. Kişisel olarak iyimserim." yanıtını verdi.

DONALD TRUMP

ABD'nin yeni başkanı seçilen Donald Trump'la ilgili bir soru üzerine de Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu ABD halkının kararı, biz buna saygı duyuyoruz. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin iyileşmesine katkısı olacağını umuyoruz. İki ana noktada iyimseriz. Gülen'in sınır dışı edilmesi ve ABD'de yeni yönetimin kendi pozisyonunu gözden geçireceğine inanıyoruz PYD konusunda da. Muhtemelen PYD'nin değil, Türkiye'nin yanında yer alacak. Bu ABD'nin de çıkarınadır çünkü."

Trump'un Müslümanlarla ilgili sözlerinin ve NATO'ya yaklaşımının Türkiye'yi kaygılandırıp kaygılandırmadığının sorulması üzerine Kurtulmuş, “Bekleyip göreceğiz. ABD'nin dış politikasında aşırı değişikliğe gideceğini sanmıyorum." diye konuştu.

Kurtulmuş, TRT World'ün Londra ofisinde çalışmalar hakkında bilgi de aldı. Çalışanlarla hatıra fotoğrafı çektiren Kurtulmuş, daha sonra TRT World'ün taşınmaya hazırlandığı yeni Londra ofisini de gezdi.