Aladağ'daki kız yurdunda çıkan yangında 11 çocuk ve bir eğitmenin hayatını kaybetmesinin ardından, yurttaki güvenlik ve teknik denetimler tartışılıyor. Yaralıların tedavileri devam ederken, yangınla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı. Yurda ilişkin son denetlemenin Haziran ayında yapıldığı, hiçbir olumsuzluk ile karşı karşıya kalınmadığı, binanın çalışma ruhsatının bulunduğu bildirildi. Bunun yanısıra ağır ihmal iddiaları da gündeme geldi. Binada yangın butonunun olmadığı, personelin yangın afet ve acil durumla ilgili bilgisinin ve eğitiminin olmadığı öne sürüldü. Olay sırasında yurdunun yangın merdiveninin kilitli olduğu iddiası bilirkişi incelemesi sonrasında aydınlığa kavuşacak.

ÇOCUKLAR BİRBİRLERİNE SARILMIŞ

Aladağ'daki kız öğrenci yurdundaki facianın boyutları sabah gün ağarınca ortaya çıktı. 3 katlı binanın çatısının tamamen yanıp çöktüğü görüldü. İlk belirlemelere göre, yangının girişteki elektrik panosundan çıktığı ve giderek yukarı katlara doğru yayıldığı tespiti aktarıldı. Yangın çıktığı anlaşılınca yurtta büyük bir panik yaşanırken, öğrencilerden bir kısmı üçüncü kattan aşağı atladı, bazı çocuklar da çatıya doğru kaçtığı ifade edildi. Eski bir yapı olan binanın son katının ahşap kaplama olduğu, iç tarafının da vernikli ahşap döşemeden oluştuğu, bu nedenle de yangının hızla büyüdüğü bildirildi. Yangınla ilgili soruşturma devam ederken, ölen çocukların cesetleri birbirlerine sarılı bulundu. Adli Tıp Kurumuna kaldırılan cesetlerin teşhisi için ailelerden DNA örnekleri alındı, yaralıların tedavisi sürüyor.

İTFAİYEYİ HEMEN ARADIK

İtfaiye, yangın başladıktan yarım saat veya 40 dakika sonra ihbar gittiği belirtiliyor. Bu sırada da yangının bütün binayı kapladığı iddia ediliyor. İtfaiyenin ise yangın haberi ulaştıktan bir buçuk dakika içerisinde olay mahalline ulaştığı kaydedildi. Faciadan yaralı kurtulan öğrenciler ise itfaiyeyi hemen aradıklarını anlattı. Hastanede tedavisi süren yaralı 6. sınıf öğrencisi Neslihan Aydoğdu da yurtta bu yıl ikinci yılı geçirdiğini vurgulayarak, birinci katta bulunduğu sırada “Yangın var” diye bağrışmalar üzerine, girişin karşısında yer alan tabelanın kenarının yandığını fark ettiğini bildirdi.

ÖĞRETMEN 3 KAPIYI KİLİTLEDİ

Yurttaki 3 kapının kilitli olduğu belirten Baba Ahmet Yetim, “Oradaki bir hoca kapıyı kitlermiş çocuklar bir yere gitmesin diye. Biz bunu çocuklardan duyuyoruz. Küçük çocuklar bulaşık yıkarmış ve bu çocuklar soğuk suyla banyo ediyorlarmış. Kalorifer de yakılmıyormuş. Biz bunları yeni öğreniyoruz ama bize kaloriferlerin sürekli yandığını ve 7/24 sıcak su olduğunu söylüyorlardı. Ama dedikleri gibi değilmiş” dedi.

YANGIN İHTİMALİ 8. SIRADA!

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenen Özel Öğrenci Yurtlarına giden müfettişler 44 sorudan oluşan bir rapor tanzim ediyor. Bu rapor formuna göre yangınla ilgili soru 8. sırada yer alıyor. Raporda yurt binalarında yangına karşı önlem alınıp alınmadığıyla ilgili soru 8. maddede “Yurt binasında yangına karşı gerekli tedbirler alınmış mıdır?” şeklinde yer alıyor. Raporun 1,2,6 maddeleri ile 44. maddesinin konusu ise Atatürkçülük.

MÜDÜR GÖZALTINDA

Adana'nın Aladağ ilçesinde 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında aralarında yurt müdürünün de olduğu 12 kişi gözaltına alındı. Soruşturmayla ilgili 3 savcı görevlendirildi. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığından, Adana'nın Aladağ ilçesinde bulunan özel öğrenci yurdundaki yangınla ilgili 14 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği bildirildi.

ACİL DURUM EĞİTİMİ YOK

Yurtta öğrencilerin bazı kapıları zorlayıp açamadıkları, kilitli odalara kapıları zorlamalarına rağmen giremeyince de koridorda mahsur kaldıkları öne sürüldü. 12 kişiye mezar olan yurt binasında yangın butonunun olmadığı da iddialar arasında. Personelin yangın afet ve acil durumla ilgili bilgisinin ve eğitiminin olmadığı öne sürülürken, yurtta kalan öğrencilerle de bugüne kadar herhangi bir yangın tatbikatı yapılmadığı belirtiliyor.

BAKANLAR ALADAĞ'DA

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yangının hemen ardından ilçeye ulaştı. Yangında hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunan bakanlar daha sonra kentteki çeşitli hastanelerde tedavi altına alınan yaralı öğrencilerle ailelerini ziyaret etti. Bakanlar ardından yangında hayatını kaybeden Zeliha Avcı ve Bahtınur Baş'ın ailelerini Sarıçam ilçesinde ziyaret ederek başsağlığı diledi.

ERDOĞAN BİLGİ ALDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vali Demirtaş'ı telefonla arayarak yangın hakkında bilgi aldı. Can kayıplarının olmasından derin üzüntü duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralanan öğrencilere de acil şifa dileğinde bulundu. Başbakan Binali Yıldırım da öğrenci yurdunda çıkan yangın nedeniyle ilgili bakanlardan ve Vali Demirtaş'tan bilgi aldı.

BİLİRKİŞİ: KAPININ KOLU YOK

Facianın yaşandığı yurt yangınıyla ilgili bilirkişi ön raporu açıklandı. Aladağ Cumhuriyet Başsavcılğı'nın hazırlattığı bilirkişi raporunda, yaşamını yitirenlerin, yangın merdiveni kapısının kolu olmadığı için dışarıya çıkamadıkları, yangına binanın ikinci panosundaki şartellerin eskimiş olması ve kaçak akım rolesi bulunmamasından kaynaklandığı görüşü yer aldı. İş güvenliği uzmanı bilirkişisi de binanın 1'inci katındaki yangın merdivenin kapısının plastik yapıya sahip PVC şeklinde olduğu, yangın kapısının dışa açılır şekilde yapıldığı, ancak kapı kolları olmadığından ve kapı açılamadığından kurtulan kimsenin olmadığı görüşünü ortaya koydu.

Aynı köyden 5 cenaze köylerde defnedileceği açıklandı. 5 cenaze Köprücük köyüne, 4 cenaze ise Kışlak Köyü'ne defnedilecek. Hayatını kaybeden öğrencilerin defnedilecekleri yerler şöyle; Nurgül Pertlek (11)- Köprücük, Bahtınur Baş-Köprücük, Sümeyye Yetim (12)-Köprücük, Sevim Köylü (13)-Köprücük, Zeliha Avcı (13)-Köprücük, Semanur Aydoğdu (13)-Kışlak, Tuğba Aydoğdu (10) -Kışlak, Cennet Karataş-Kışlak (10), İlknur Maden (12)-Kışlak, Fatma Canatan (20)-Sebil Şamlıyan, Sare Betül Genç (6)-Tarsus Merkez, Gamze Bağır (12)-Karahan Köyü. Bu arada yangında ölen öğrencilerin büyük bölümünün geçen hafta içi TEOG sınavı sonrası köylerine gidip aileleriyle buluştuğu öğrenildi. Öğrencilerin ailelerinin ikamet ettiği kırsal kesimdeki mahallelerin zorlu coğrafi şartlar nedeniyle taşımalı eğitime uygun olmadığı ifade edildi. Yurttan ayda bir evlerine giden öğrencilerin, 23-24 Kasım'da yapılan TEOG sınavlarının ardından köylerinde aileleriyle bir araya geldikleri belirlendi.

Sınava girmeyen 5, 6 ve 7'nci sınıf öğrencilerin, sınav nedeniyle ilan edilen tatili hafta sonu ile birleştirip köylerine döndükleri, sekizinci sınıf öğrencilerinin de sınavdan sonra aynı şekilde hareket ettikleri belirtildi. Hafta sonunu aileleriyle geçiren öğrencilerin hafta başında tekrar yurda döndükleri belirtildi. Öte yandan, üç katlı yurdun tamamını etkileyen yangının ardından kullanılamaz hale gelen yurt binasında ekiplerin çalışması sürüyor. Polis ekiplerinin bina çevresinde aldığı güvenlik önlemleri devam ediyor.

DERS ALACAĞIZ

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 12 kişinin yanarak can verdiği özel öğrenci yurdunda haziran ayında denetim yapıldığını, herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığını açıkladı. Öğrenci yurdunda incelemede bulunan Yılmaz, burada basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

HAZİRANDA DENETLENDİ

Bakan Yılmaz, bir gazetecinin “Yurt için son denetleme haziran ayında yapılmış, bu denetlemenin sonucu hakkında bir bilginiz var mı?” sorusunu şöyle cevapladı: “Doğrudur. Hiçbir olumsuzluk o denetlemede ifade edilmedi. Orada bir sıkıntı yok. 6 ay önce de haziranda daha 6 ay da dolmadı, orada da bir sıkıntı yok. Bu olaydan ders alacağız. Bir daha tekerrür etmemesi için ne ders gerekiyorsa, ne yapılması gerekiyorsa, onu yapmaya çalışacağız.”

ABLAM ÜÇÜNCÜ KATTA KALDI

Yangında ablası Sümeyye'yi kaybeden Fadime Yetim, yangın sırasında birinci kattaki odasında olduğunu, bir anda bağrışmaların duyulduğunu, bunun üzerine ikinci kata kaçtıklarını ifade etti. Fadime Yetim ise 7. sınıfta olan ablası Sümeyye'nin yangın sırasında üçüncü katta bulunduğunu anlatan Fadime Yetim, “Bizim kaçtığımız ikinci kata merdiven dayadılar ve biz oradan indik. Ablam üçüncü kattaydı. Çok korktuk” dedi. Yetim'in bu açıklamaları itfaiye merdiveninin kısa olduğu ve ölümlerin yaşandığı 3. kata ulaşamadığı iddiasını güçlendiriyor.

Kaynak: Yenişafak