Tanrıkulu'nun açıklamasından satır başları şöyle:

Bu fotoğraf olaydan iki ay önce aynı yerde çekilmiş, piknik yaptıkları yer. Ayakta olan, ölen Mehmet Temel şu anda aramızda yok. Oturan İbrahim tutuklu, İsmail ise şu anda hastanede, ağır yaralı. Ben bunların sivil olduklarını söylüyorum. Bunlar dağda terörist değil.

İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU'DAN SEZGİN TANRIKULU İÇİN AĞIR SÖZLER

Bunlar siviller ve vurulmuşlar. Bunların tümünü bütüm Hakkari tanıyor. Beni suçlamakla bu gerçekleri örtemezler. Bana gelen kesin bilgi olmasa ben paylaşmazdım. Ben ifade özgürlüğümü kullanmazsam vatandaş nasıl kullanacak. Yine soruyorum; bu emri verenler hakkında bir işlem yaptınız mı? Ölenler sivil, elinde silah olan teröristler değil ve kendi imkanlarıyla hastaneye gelmişler. Dün Bakanlar Kurulu'nun tüm üyeleri beni neredeyse hedef gösterdiler, ben tek başına bir adamım. Ama onların etrafında onlarca koruma var. Binlerce tehdit aldım sosyal medyada.

sezgin_2

ANAYASA'YA AYKIRI

Tanrıkulu açıklamayı pazartesi günü yaptığını ve kürsü dokunulmazlıklarının olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Soruşturulamaz bu çok açık. Pazartesiden cuma gününe kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı herhangi bir işlem yapmadı. Ama ne zaman ki Sayın Erdoğan, Kazakistan'a giderken açıklamada bulundu, bir saat sonra hakkımızda soruşturma başlatıldı. Hiçbir soruşturmadan çekinmiyorum. Ben 25 yıl avukatlık yaptım, çok da yargılandım ama hepsinden beraat ettim. Hiçbir örgütle bugüne kadar bir ilişkim olmadı, Cumhuriyet Halk Partisi ve insan hakları örgütleri var sadece. Onun dışında bir örgütüm yok. 25 yıl boyunca beni Diyarbakır gibi bir yerde örgüt üyesi yapamadılar şimdi milletvekiliyim, ağır insan hakları ihlallerini ve bu suçları kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaştığınız ölçüde, bir de kimliğiniz Kürt ise hainsiniz, düşmansınız. Böyle bir anlayış var karşımızda. Bunu kabul etmiyorum. Açılan soruşturmada anayasaya aykırıdır. Cumhurbaşkanından bana göre daha öte Türkiye Cumhuriyeti Başsavcısı sıfatını kullanan Sayın Erdoğan'ın talimatıyla açılmıştır. Ama ben bu gerçekleri söylemeye devam edeceğim."