Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman sabah yapılan antrenmanın ardından basın mensupları ile sohbet toplantısı yaptı. Aykut Kocaman'ın açıklamaları şu şekilde:

"2 STOPER YETERSİZDİ"

Her şeyden evvel hiçbir şey söylemeye gerek yok çünkü çok net bir açık vardı. Tabii ki transferle ilgili beklentiler farklı bölgelerde farklı şekilde ancak 2 tane stoper vardı orijinal mevkisi orası olan. 3 kulvarda yarışa baslarken 2 stoper sayısal olarak son derece yetersizdi. En azından burayı sayısal olarak toparlamamız gerekiyordu. Birkaç seçenek vardı. Neto da bunlardan birisiydi. Şu anda doğru bir seçim gibi görünüyor. Hem davranışlarıyla hem kalitesiyle.

Türkiye'nin şartlarını kavrayarak davranış sergilemesi oyunculardaki en onemli durum bence. Sayısal anlamda mecburduk ama sayısal olarak bu katkıyı sağlarken kalite ne katacak sorusu vardı. Bugüne kadar ki görüntüsü o konuda umut verici ve yanılmadığımızı gösteriyor.

"SARKTI VE OLMADI"

Transferde sizin niyetiniz beğendikleriniz, istedikleriniz, istediklerinizin sizi isteyip istememesi, iki taraf istedikten sonra oyuncuyu isteyen kulüp oyuncunun bağlı olduğu kulubün şartları pekçok şey bir araya geliyor. Stoper konusunu hızlı bir şekilde halletmeyi istiyorduk ama çeşitli nedenlerden dolayı olmadı.

Neto transferi son anda son gün olmuyordu neredeyse. Zenit bir anda geri çekildi. Transferdeki niyet tamamen sizin yapmak istediklerinizin ve yaptıklarınızla geçerli olmuyor. Mutlaka nedenlerde bir tanesi de o. Zenit'in de transferi vardı. Onlar transferlerini yapamadıkları için Zenit oyuncuyu geri çağırdı, transfer olmuyordu. Niyetimiz Kjaer gittiği anda orayı hemen doldurmaktı ama sarktı ve olmadı.

Elenmemize 100 faktör sayarsak belki bir iki tanesi stoperdendir ama kalanı stoper yokluğundan değil, oyun içinde doğru pozisyonu alamamaktan kaynaklandı. Stoper yokluğundan elendik dersek, üstüne gitmemiz gereken temel problemi atlamış oluruz. Saha yerleşimi ülkemizdeki temel problemlerden bir tanesi. Atağa çıkarken, savunmada pozisyon almak ya da savunmadayken atağa hazır olmak. Geçiş oyunu temel problemlerden bir tanesi.

Buraya bilmeden gelmedim. Bu sorunlarla karşılaşacağımı biliyordum. Temeldeki ana problem Vardar maçının sonucu oldu. Vardar maçı, açıkcası elenmeyi beklediğimiz bir maç değildi, o bana da yansıdı. Ben kendimi kontrol etmeyi bilen insanlardan biri olarak görmeme rağmen maçtan sonra çok edemedim. Beklemiyordum. Tüm sıkıntılara rağmen eleyebileceğimizi görüyordum ama olmadı.

DIEGO TRANSFERİ ÇOK YAKINDI

Diego Costa'nın transferi çok yakındı. Fakat sonra sonuç olarak olumsuz oldu. Transferde artık bugün ve yarın kaldı. Son hamleler için bütün takımlar açısından transfer yapılabilir bir durum. 2-3 oyuncuyla temasımız sürüyor. Son bir hamle ihtimalimiz yüksek görünüyor. Ofansif bir oyuncu ya da kenar oyuncusu transferi olabilir. Üç oyuncudan birini alacağız. Forvete de bir takviye olabilir. Orası için de bir görüşme oluyor. Kenar için de görüşme var ama orta sahada iki yönlü bir oyuncuya da ihtiyacımız var.

Fernandao, önümüzdeki haftadan itibaren takımdaki alternatif oyunculardan bir tanesi olacak. Benim genel seçimim üç bölgede de oynayan oyuncu olması. Alper de olmayınca alternatif açısından sıkıntılı bir bölge. Şu anda Aatıf dışında alternatifimiz yok. Eğer transfer olmazsa bence elimizdeki kadro yeterli. Ozan Tufan meselesinin üç tarafı var. Biri Ozan tarafı, Ozan'ın neden bu tepkiyle karşılaştığını anlamaya çalışmasında fayda var. Önce onun da bir özeleştiri yapması lazım. Kalitesi yüksek, yaşı genç ve Fenerbahçe tarafından ciddi yatırım yapılmış bir oyuncu. Önce onun bu değerlendirmeyi yapıp bir tespitte bulunması lazım. Şu anda Ozan'ın kilosu fazla değil. İkinci bölüm ise ikinci şahısların ona olan sözleri. Üçüncü tarafa geçersek, taraftarlık açısından bakıldığı zaman Fenerbahçe'ye uzun süre fayda sağlayabilecek bir oyuncuyu kaybetmek mi doğru yoksa onu kazanmak için ne yapmak gerekiyor sorusunu sormak mı doğru. Tabii ben taraftarın her zaman protesto hakkına sağdığım ancak protesto da övgü de biz de ölçüsünde olmuyor.

YERLİ FUTBOLCU KONUSU

Ben bu konuda nedenler bütününü merak ediyorum. Yabancı konusunda niye bu karar verildi ya da daha evvelki uygulamanın sonuçları ne oldu. Bunları bilemeden duruma uygun cevaplar vermiş olacağım. Bugün itibarıyla Türkiye'deki futbol zihniyetini düşünürsek, tamamen tüketime yönelik olduğunu düşünürsek, kararın doğru olduğunu düşünmek yanlış. 14 kararı yanlış. Bu, tamamen tüketmeye yönelten bir davranış şekli.

ALTINORDU FUTBOL ÇÖLÜNDEKİ BİR VAHA GİBİ

Türk futbolu şu anda Altınordu gibi olamaz. Altınordu kendi içerisinde çok başarılı bir örnek olmakla beraber, biraz daha fazlalaşmalı ancak bu seviyede bunu ancak altyapılarımız için kullanabiliriz. Çünkü burada talep var. Avrupa'da o üst gruptaki takımlarla yarışma hazzını elde etmek. Altınordu bu futbol çölünün içindeki bir vaha gibi.

ROBIN ANLATAMADIĞIM BİR KONU. BİR KONUYLA İLGİLİ OLARAKDA BEYİN YORMAYA GEREK YOK

Robin van Persie konusunda anlatmaya başlarsam çok kapsamlı olur ve konu çok karışır. Tabii ki gelmeden evvel Fernandao ve van Persie'yle ilgili kasetleri izledim. Sadece Robin için değil, bütün oyuncular için şu değerlendirmeyi yaptım, belli bir standarda sahip oldukları için buradalar. Tabii ki standart konusunda sapma olabilir ama Robin bizim standartımızın da üstünde. Böyle bir oyuncunun katılımı bizim için büyük güçtür. Şu ana kadar ne onun açısından, ne benim açımdan çok istenilen bir durum olmadı. Burada antrenmana çıkan ve belli bir çalışma ritmine ulaşan bir oyuncu yakalamaya çalışıyorum. Ama olmayınca da anlatırken, etrafından dönerek konuşuyorsunuz. Şu andaki sakatlığı 4-6 haftalık bir durum. Anlatamadığım bir konuyla ilgili olarak da beyin yormaya da gerek yok. Yüzde 90 algı operasyonu. Kişiselleştirerek götürmeyeceğim olayı ama belli bir kısmın oluşturmaya çalıştığı algı operasyonu var. "

Van Persie ve Jose Fernandao'yu gelmeden önce tabii ki biliyordum. Bu oyuncular çeşitli nedenlerle buraya alınmışlar ve belli bir standarda sahip oldukları için alınmışlar. Van Persie gibi bi oyuncu takım için büyük bir güçtür. Gelinen durumda şu ana kadar ne onun ne benim ne de Fenerbahçe açısından istenilen bir durum değil.

Hemen hemen olgun ataklarımızın ve gollerimizin belki de yüzde ellisinden fazlası Valbuena üzerinden geçiyor. Bu, biraz da dönemin oluşturduğu bir durum. Takım hala henüz tamamlanmadı. Ofansif anlamda liderlik alıyor ve kaçmıyor. Hem taraftar hem de oyuncular tarafından kendisine güveniliyor. Ona oyun içerisinde özgürlük tanıyıp, savunmada oluşturduğu zaafları da pozisyonlar üzerinden nasıl çözeceğimize bakacağız. Bu 4 haftalık süreçten sonra rol dağılımına bakacağız.

Ben merkezdeki iki oyuncudan bütün alanları çoğaltmalarını bekliyorum. Zaten hep merkez oyuncu ifadesini kullanıyorum. Bu oyuncular her yeri fazlalaştırır. Biz bu merkez oyunculardan hem dönen toplara baskı, hem giden beklerin alanlarını kapatma, hem de özellikle kontra atakları kestikten sonra dönüşlerini bekliyoruz. Dolayısıyla dayanıklılığı, ikili mücadelesi yüksek oyunculardan tercih ediyoruz burayı. Onlardan öncelikle temel görevlerini yapmalarını bekliyoruz.

"BEN DOĞRU BİLDİĞİME DEVAM EDECEĞİM

"Benim oynattığım futbol konusunda 5 sene sonra da aynı konuşmalar yapılacak. Başka niyetleri olan belli bir kesimin benim üzerimden götürmeye çalıştığı bir algı operasyonu. Bunu yapanlar başka bir şey istiyor herhalde. 2 Vardar maçında bloklanan hariç 42 şut var. Bence yüzde 90’ı algı operasyonu. Bunun büyük bölümü belli bir kesimin yaratmaya çalıştığı bir algı operasyonu. Milli Takım kaybettikten sonra bile benim üzerimden 4 sene burada yokken benim üzerimden anlatılıyorsa bu başka bir şeydir. Nedenini bilemiyorum. Bu oyunla ilgili değil. Bu oyun kabul edilse de edilmese de doğru oyun. Beni özellikle yıpratmak için Fenerbahçe taraftarları karşı karşıya getirmek için özellikle yapılıyor. Fenerbahçe’nin menfaatini isteyen sadece biraz sabırla beklesinler. Doğru oyun konusunda birkaç sene sonra bunu art niyetli yapanların dışındaki kimselerin de buraya geldiklerini görecekler. Evrensel kural. Bugünkü dünyada da oynanan oyun bu.

Doğru oyun bu, doğru bildiğimi yapmaya devam edeceğiz. Fenerbahçeliler rahat olsunlar. Bizim yapmaya çalıştıklarımız bugünkü dünya ölçeğinde ne oluyorsa bunları F.Bahçe’ye de uygulamaya çalışmak. Tabii ki geçiş zamanları bir takım sıkıntılar olacak. Ben şunu istiyorum düzenli oyun, ne yaptıklarını bilerek oyun. Ama bu oyun Türkiye gerçeklerine göre olmadığını da biliyorum. Her top değerli, niye kaybedesin? Düzenli oyun ve planlı oyun burada başlıyor.

Türkiye gerçeklerini son derece iyi biliyorum. Hedefimiz takımın oynadığı oyunu bu ülkenin gerçeğine uygun oyuna götürmek amacım. Düzenli ve planlı ne yaptığını bilen takım ısrarımızda devam edeceğiz, bunu başarabilirsek bunu başardığımız anda çok uzun süre kendi oyununu rakiplere tamamen dikte eden bir takım olacağız. Bu oyundaki en önemli özellik de budur.

"İLK 9 HAFTA ÇOK KRİTİK SÜREÇ"

Bizim 9. haftaya kadar bir taraftan katılanlar takımda kalanlar uyumlandırarak puan açısından skorlarla beraber ligde yukarı grupla beraber nefes nefese götürmemiz gerekiyor. Şampiyonluk açısından en büyük rakiplerle oynayacağız. Aynı zamanda takımı biraz daha uyumlandırarak süreç. Çok kritik safhalar bunları geçecek arzumuz isteğimiz ve becerimiz de var.

Eljif Elmas’tan birkaç gün olumlu bir gelişme beklentisi var. Dün aldığımız bilgiler olumlu olma ihtimalini daha artırıyor. Ama Eljif Elmas şapkadan tavşan çıkarmayacak. Büyük beklentilerle geldiği zaman bir hata yaptığı zaman bu muydu oluyor. İkincisi henüz 18 yaşını dolduruyor. Böylesine büyük bir takımın beklentileri yarattığı baskıyla henüz oturmamış oyunculuğunu da sıkıntı da yaratabilir. Fenerbahçe taraftarı olsam ona bakarken 19 yaşında 20 yaşında çocuk bizi nereye taşır diye düşünülürse hatalarıyla gelişimine izin verip orta vadede bizim şapkadan tavşan çıkartacak bir oyuncu durumuna gelir. çok büyük beklentilere götürülürse yazık olacak bir oyuncu durumuna gelir. İki yönlü bir oyuncu, çok yönlü bir oyuncu. Merkez orta saha, tek orta saha oynayabiliyor. Çok yönlü bir oyuncu, Fenerbahçe için çok büyük bir kazanç olacak. Umarım meyve vermeye gitmeden baskıyla kaybolup gitmeyen bir oyuncu olmaz.

"VAZGEÇMEK YOK, ASIL VAZGEÇTİĞİNDE KAYBEDERSİN"

Şampiyonluk için 75 artıya ihtiyacımız var. Bir galibiyet serisi yakalayarak bu dönemdeki kayıpları geri alacağımızı düşünüyorum. Büyük bir hayal kırıklığını yaşamanın anlamı yok. Uzun bir maraton. Serilerin olabileceği gibi aynı zamanda seri kayıplar da olabileceği dönemler. Bu kayıplar bir anda yılgınlığa yol açmamalı; vazgeçtiğin zaman kaybedersin. Vazgeçme nedemiz yok, son derece güçlüyüz. Sadece biraz daha ihtiyacımız var. Şampiyon olmak için 75 artıya ihtiyacımız var. Bunu yapabilecek gücümüz var. Yılgınlığa gerek yok asıl vazgeçtiğinde kaybederiz.